Bebeğe ilk kez biberon verilmesi

0
5
okundu

İlk bir kaç gün biberon kullanımı

Genellikle ilk biberon bebeğin doğumundan 12 saat sonra verilir. Ama bebek aç görünüyorsa buna daha önce de başlanabilir. Bebek ilk günlerde çok az bes­lenmek isteyecektir. Eğer o sadece 15 gram içse bile fazla içmesi için uğraşmayın. Genellikle ancak 3-4 gün sonra bebek sizin umduğunuz miktarı istemeye başlayacaktır. Bazen bu sü­re bir hafta veya daha uzun da olabilir. Üzülmeyin, sindirimin ağır ağır başlaması daha iyidir. Bebek, birkaç gün içinde da­ha da canlanacağı için ne istediğini hemen anlayacaktır.

Biberonun ısıtılarak verilmesi

Bibe­ronu buzdolabından alınca çalkalayınız ki yağını böylece karış­tırmış olursunuz. Biberonu bir biberon ısıtıcısı veya sürahi dolusu sıcak su ile ısıtabilirsiniz. Veya bir leğende de bunu yapabilirsiniz. Eğer bebeğin odasının yakınında sıcak su yoksa bir elektrikli veya kimyasal şişe ısıtıcı kullanınız. Bebeklerin çoğu mamayı (tertip) vücut ısısında severler. Bunu denemek için en iyi usul, bileğinizin iç tarafına bir kaç damla mama damlatmaktır. Eğer bu sıcak geliyorsa, çok sıcak demektir. Rahat bir koltuğa oturun. Bebeği de tıpkı emzirmedeki gibi kolunuza yaslayın. Bazı anneler sa­lıncaklı bir sandalyenin bu iş için uygun olduğu kanısındadırlar.

Emziğin daima dolu olması için biberonu eğin

Be­beklerin çoğu ihtiyaçları olanı alana kadar devamlı ola­rak emmeyi isterler. Fakat bazı bebekler de emme sırasında bir hayli hava yutarlar ve karındaki hava kabarcığı çok fazla hale gelirse bebekler rahatsız olmuş kadar doyduklarını sanarak biberonu yanda bırakırlar. Bu olursa hava kabarcıklarını çıkarmalısınız. Sonra da beslemeye devam edin. Bazı bebekler bir biberonu emene kadar 2, 3 defa hava kabarcıklarını çıkarmak gerekir. Bazılarında ise buna hiç ihtiyaç yoktur. Bebeğinizin hangi tipten olduğunu çabucak anlarsınız.

Bebeğiniz biberonu emmekten vazgeçer geçmez memnun görünüyorsa, siz de beslenmeyi orada bırakın. Bebek ne kadar besin ihtiyacı olduğunu herkesten iyi bilir.

Biberonu nasıl vermeliyiz?

Biberonla doyururken bebeği kucağına alması anne için iyidir. Tabiatın istediği bir durumdur bu. Anne ve bebek birbirleri­ne çok yakın olur ve birbirlerinin yüzünü seyredebilirler. Do­yurulmak bebeğin en büyük zevkidir. Annesinin yanında bu­lunması bebek için iyidir.

Diğer taraftan bazı işi olan anneler, işleriyle ve diğer ço­cuklarıyla da meşgul oldukları için bazı beslenme sıralarında biberonu bir yere dayamak zorunda kalırlar. İkiz annelerinin çoğu her beslemede bir bebek veya her ikisi için biberonları bir yere dayamak zorunda kalırlar. Bu anneler her gün kendi­lerinin çocuklarını kucaklamak ve onunla konuşmak için bir sürü fırsat olduğunu söylerler. Hem telaşlı beslenme zamanı değil bunu daha rahat ve neşeli zamanlarında yaptıklarını ile­ri sürerler. Eğer seven bir anne bunu bebeğine başka şekil­lerde gösterebiliyorsa, biberonlardan bir kaçını bir yere daya­yarak bebeğe vermesinde bir zarar yoktur. Ama yine de mecbur kalmadıkça annelere biberonları dayamamalarını öneririz.

Annelerin çoğu biberonu katlanmış bir bebek bezine dayar­lar. Fakat daha uygun şişe dayayacakları bulunmaktadır.

Bebeklerin çoğu 7 veya 8 aylıkken kendilerini iyice büyü­müş saydıklarından biberonu annelerinin kucağında içmek is­temezler. Onlar dik oturup biberonu kendileri tutmayı arzularlar. Bebek başka bir şey isterken onu kucağınıza almakta diretmenin bir anlamı yoktur tabii.

Emzik deliklerinin uygunluğu

Eğer emzik delikleri çok küçükse bebek pek az emebilecektir. Bebek sinirlenmeye başlayacak veya daha biberondakini içmeden yorulup uyuyakalacaktır. Eğer delikler çok kocamansa bebek boğulabilir veya hazımsızlığa uğrar. Sonunda da keyifle ememediği için bu emme zevkini bas parmağını emmekle çıkarmaya kalkar. Bebeklerin çoğu için bir biberondaki ter­tip 20 dakikada bitiyorsa o emme sürati uygun demektir. Bi­beronu tepe aşağı çevirdiğiniz zaman önce ince fıskiye gibi ve sonra damla damla süt geliyorsa o emzik delikleri küçük bir bebek için uygun demektir. Eğer fıskiye gibi gelmeye devam ediyorsa delikler çok büyük demektir. Eğer damlalar ağır ağır meydana geliyorsa bebek bu sütü zamanında ememeyecektir.

Bir çok yeni emzik küçük bir bebek için çok ağır akıcıdır fakat daha büyük ve kuvvetli bir bebek için bu uygundur. Eğer delikler bebeğiniz için çok küçükse onları şu şekilde dikkatle genişletiniz: 10 numaralı bir iğnenin sivri olmayan ucunu bir mantara sokun. Sonra mantarı tutarak iğnenin diğer ucunu kıpkırmızı olana kadar bir aleve gösterin. İğneyi emziğin tepesinin hemen yanına batırın. Bunu eski deliğe batırmanıza ge­rek yoktur. Sonucu deneyene kadar daha büyük bir iğne kul­lanmayın veya iğneyi emziğin daha aşağılarına batırmayım Eğer delikleri çok iri açmışsanız emziği atmanız gerekecektir.

1, 2 veya 3 geniş delik yapabilirsiniz. Eğer mantarınız yoksa iğnenin delikli ucunu bir bezle ya da cımbızla tutun.

Eğer emzik deliklerinin tıkanmasından şikâyetiniz varsa (Özellikle terminal sterilizasyonda) o zaman her emziğin dibi­ne uyacak küçük tel süzgeçler alın. Sterilizasyondan evvel bu telleri emziklerin dibine geçirin ve emzikleri şişelere takın. Ve­ya içinde bir kürdan gezdirerek emziğin deliklerini temizleme­yi yeterli bulabilirsiniz.

Tıkanmaya engel olmak için başka bir yol da, küçük delik­leri olan emzikler yerine X biçimi kesikleri olan emzikler al­maktır. Bu emziklerin tam başlarında çapraz biçimi birer de­lik vardır. Sandığınız gibi buradan süt akmaz çünkü bebek emene kadar bu deliğin kenarları birbirine yapışık durur. Her zamanki emziklerinize bir jiletle X biçimi delikler de açabilirsiniz. Önce elinizle emziğin ucunu sıkın. Ortada bir çizgi mey­dana gelecektir. Orayı jiletle kesin. Sonra kesiğe diklemesine olarak emziğin ucunu tekrar sıkın ve jiletle kesip çaprazı ya­pın.

Bebeğe istediğinden fazla emmesi için ısrarcı davranmayın

Biberonla beslemede en büyük dert bence annenin şişede ne kadar kaldığını görmesidir. Bazı bebekler her beslenmede aynı miktarı içmesi gerektiği fikrine saplan­mayın. Emzirmede bir bebeğin sabah 6 beslenmesinde 280 gram süt emmesine karşılık akşam üzeri 6’da 100 gram içebilece­ğini, her iki sefer de memnun olacağını düşünürseniz bu konuda çok daha rahat hareket edebilirsiniz. Eğer bir bebeğin istediği kadar meme emebileceğine güveniyorsanız, onun iste­diği kadarını biberondan emeceğine de inanmalısınız.

Bu noktayı belirtmek gereklidir çünkü pek çok çocuk bes­lenme yüzünden problem haline gelmektedirler. Çocuklar bir­likte doğdukları o tabii iştahlarını kaybederek bütün yiyeceklerini veya bunların çoğunu reddetmektedirler. Bu problemler­de olayların onda dokuzunda, annenin çocuğuna bazen daha bebekliğinden beri istediğinden daha fazlasını vermeye kalkma­sından olmaktadır. Bir bebeğe veya çocuğa istediğinden bir kaç kaşık daha fazla bir şey verebilirseniz kendinizi bir başarı elde etmiş sayarsınız. Halbuki bu hiç de böyle değildir. Bebek ertesi beslenmede alacağı besini azaltacaktır. O vücudunun istediği besin miktarını ve hatta arzuladığı değişik cins besinleri bile bilmektedir. Çocuğa ısrar etmek gerekli değildir. Bu sa­yede bir şey elde edemezsiniz. Bu, bir süre sonra çocuğun iş­tahını kaçıracağı ve vücudunun ihtiyacından daha azını yeme­ye başlayacağı için aslında zararlıdır.

Israr etmek, bir süre sonra iştahı yok eder ve çocuğu za­yıflatır. Bu çocuğun hayata karşı duyduğu olumlu arzuların bir kısmını çalıp götürür. Bir bebek ilk yılını acıkmakla, yiye­cek istemekle, yiyeceğinden zevk alıp mutluluğa erişmekle ge­çirecektir. Bu, günde en az 3 defa tekrarlanan, haftalarca sü­ren heyecanlı bir başarı hikâyesidir. Bu, çocuğun kendisine gü­venini, hayata bağlanmasını ve annesine güvenmesini sağlar. Fakat eğer yemek zamanı bir mücadele halini alırsa, beslenmek bebeğe yapılan bir kötülük gibi gelir. O kendisini korumaya kalkar. Hayata ve insanlara karşı şüpheci ve reddeden bir ta­vır takınır.

Bebeğiniz bir an durunca elinden biberonu kapmanız ge­rektiğini söylemiyorum. Bazen bebekler bir beslenme sırasın­da bir kaç defa durup dinlenmek isterler. Fakat emziği tek­rar ağzına verdiğiniz zaman kayıtsızsa ve bu karnındaki gaz baloncuklarından da olmuyorsa, o zaman bebek doymuş demek­tir. Siz de tatmin olmalısınız. Belki, “On dakika beklersem ba­zen biraz daha içiyor” diyeceksiniz. Bunu dememeniz daha doğrudur.

Kısa sürede uyanan bebekler

Yaklaşık 130 gram kadar sütünün 100 gramını içtikten sonra uyuyakalan ve bir kaç dakika sonra uyanıp ağlamaya başlayan be­beklere ne diyeceksiniz?

Bu açlıktan çok hava kabarcıkları, ka­rın ağrısı veya periyodik sinirlilikten doğan bir ağlamadır. Özellikle beslendikten sonra uyumuşsa bir bebek öyle 30 gram sütü farketmez. Aslında gereken miktarın yarısını içen bir be­bek rahat rahat, uykuya dalar. Sadece daha sonraki beslenme için biraz daha erken uyanır.

Eğer bebeğinizin aç olduğundan eminseniz biberonda kalan sütü biraz sonra kendisine vermekte bir sakınca yoktur. Fa­kat önce onun gerçekten aç olmadığını düşünmek ve bir em­zikle veya emziksiz olarak uyumasına imkân vermek gerekir. Diğer bir deyimle daha sonraki beslenmeyi 2 veya 3 saat erte­leyiniz.

Sütünün ancak yarısını bitirebilen bebekler

Bir anne bebeğini hastaneden alıp eve getirince, onun biberondaki sütü yarısına kadar içtikten sonra uyu­yakaldığını görebilir. Fakat kadına hastanede bebeğin biberon­daki bütün sütü içmekte olduğu söylenmiştir. Anne on gram süt daha içirebilmek umuduyla bebeği uyandırmaya çalışır. Fakat bu ağır, zor ve sinir bozucu bir iştir. Bebeğin derdi ne­dir? O daha henüz kendisine gelmemiş bir bebek olabilir. (Ara­da sırada bir bebek ilk 2 veya 3 hafta uyuşuk gözükür ve son­ra birdenbire canlanır.)

Doğru olanı, bebek yirmi beş veya elli gram süt içmiş ol­sa bile o istediği zaman biberonu bırakmasına izin vermektir. O zaman bebek ikinci beslenme zamanından çok önce acıkmaz mı? Belki acıkır, belki acıkmaz. Eğer acıkırsa onu doyurursu­nuz. Fakat siz, “O zaman bebeğe gece gündüz durmadan süt vermem gerekir” diyeceksiniz. Bu, sandığınız kadar kötü olmayacaktır. Eğer siz bebeğin istediği zaman sütü emmekten vazgeçmesine izin verirseniz ve kendi açlığını hissetmesini sağlar­sanız, o da yavaş yavaş beslenme saatlerinde daha istekli olmaya başlayacaktır. Daha fazla miktarlarda süt içecektir. Ondan sonra da daha uzun süreler uyuyacaktır. Siz bu aralıkları 2 saate, sonra 2.5 saate ve sonunda 3 saate çıkararak onun daha fazla beklemeye ve acıkmaya alışmasını da sağlayabilirsiniz. Be­bek huysuzlanmaya başlar başlamaz onu kucağınıza almayınız ve biraz bekleyiniz. O tekrar uykuya dalabilir. Eğer fazla ağla­maya başlarsa o zaman kendisini doyurmanız gerekebilir.

Eğer bebeğin iştahı bir kaç gün içinde açılmaz ve gere­ken sütün ancak yarısını içmeye devam ederse ve size akıl ve­recek bir doktorunuz yoksa, bir veya iki gün için onun sütünü yarı yarıya sulandırırsınız. Bebek bundan mem­nun kalmadığı zaman da her zamanki tam kuvvetli tertibe dö­nersiniz.

Biberonu alır almaz sinirlenen veya uykuya dalan bebek

Belki de emzik deliği tıkalı ya da küçük olduğu için hiddetlenmiştir. Biberonu tepe aşağı tutunca ince fıskiye gibi akıp akmadığına bakın. Bir deney olarak emzik deliğini biraz büyütün.

Uzun süre bekleyen biberon bebeğe verilir mi?

Biberon içilecek sıcaklıkta, oda sıcaklı­ğında veya hoş taze hava sıcaklığında olduğu zaman tertibe girmiş olan herhangi bir bakteri çabucak çoğalmak için fırsat bulur. Onun için bir evin bir köşesinde, bebek arabasında ya­hut otomobilde birkaç saat kalmış olan bir biberonu, ister için­de yarım tertip ister ağzına kadar dolu süt olsun bebeğe ver­mek doğru değildir.

Eğer bebeği evden ayrıldıktan iki saat sonra doyurmanız gerekiyorsa biberonu buzdolabından çıkarır çıkarmaz içine ko­nulan şeyleri soğuk tutacak izolasyonlu bir kaba koyun ya da etrafına tam on kat gazete sarın. (Bu da sıcağı geçirmeyecek iyi bir koruyucudur.)

Eğer bebeğiniz biberonun yarısını içiyor ve ondan sonra uyuyakalıp gerisini içmek için iki saat sonra uyanıyorsa o zaman yarısı dolu biberonu hemen buzdolabına koyun. Böyle bir biberonu iki defadan fazla kullanmayın

İkinci yılda gece biberonunu kaldırmak

Bazı anne ve babalar bebek ikinci yılına girdiği halde geceleri hala biberon isterse endişelenirler, bazıları ise buna aldırış bile etmezler. Eğer siz bu konuda endişe ediyorsanız alı­nacak tedbirlerden biri bebeğe biberonu yatağında vermemek­tir. 7 ile 10 aylık arası birçok bebek kendilerini çok büyü­müş hissettikleri için beslenme saatlerinde annelerinin kolları arasında oturmak istemezler. Hem onlar biberonu annelerin­den alarak kendileri tutmayı arzularlar. Pratik bir anne ken­disinin bu durumda pek faydalı olmadığını görünce bebeğini yatağına yatıracaktır. Bebek orada biberonundaki sütü içecek ve sonra uyuyakalacaktır. Yani bu ikisi birbirine bağlı tek bir iş olacaktır. Bu usul bebekleri uyutmak için çok elverişlidir. Fakat durum böyle devam ederse bir süre sonra bazı bebek­leri biberonsuz olarak uyutmaya imkân kalmaz.

Anne, uyku zamanı biberonunu bebek 15 aylık, 18 veya 21 aylıkken vermemeye kalkabilir. Fakat böyle bir bebek şid­detle ağlar ve uzun süre de uyuyamaz. Ben bu biberona bağlılığın daima meydana geleceğini iddia etmiyorum. Ayrıca bebeğe yatakta biberon vermekten vazgeçerseniz, bebeğiniz muhakkak bundan vazgeçeceği anlamına da gelmez. Fakat bunun biraz faydası olacaktır. Bebeğin biberonunu sizin kucağınızda ya da kendi iskemlesinde tutmasına izin verin. Sonra kendisini yatağına yatırın. Eğer yatakta bir biberonu uyku verecek bir şey olarak kabul ediyorsanız ve ikinci yılın uzun bir kısmında biberon vermeye devamdan da sıkılmıyorsanız o zaman ortada üzülecek bir şey yoktur.

CEVAP VER

Lütfen yorumunu gir!
Lütfen adınızı girin