Yeni Ebeveynlere Bebek Bakımı Hakkında Tavsiyeler

0
16
okundu

Bebeğinizden korkmayın

Bazı kimselerin bebeklerin ilgi istedikleri hakkındaki sözlerini duyunca bebek­lerin, anne ve babalarını şu veya bu şekilde idare etmek kara­rıyla dünyaya geldiğini sanırsınız. Bu doğru değildir. Bebeği­niz makul ve dost bir insan olmak için doğmuştur.Onun sahiden aç olduğuna kanaat getirdiğiniz zaman ken­disini beslemekten çekinmeyiniz. Eğer siz yanılmışsanız o faz­la besini reddedecektir.

Onu sevmekten çekinme­yin

Her bebek kendisine gülümsenmesini, kendisiyle konuşul­masını, sevgi ve yumuşaklıkla okşanmayı ister. Buna vitamin­ler ve kaloriler kadar ihtiyacı vardır. Hiç sevilmeyen bir bebek büyüdüğü zaman soğuk ve karşılık göstermeyen bir canlı olur.

Size makul göründüğü ve bebeğe bir esir olmadı­ğınız sürece onun diğer arzularını da cevaplamaktan korkmayın. İlk haftalarda bebek ağladığı zaman herhangi bir sebepten rahatsız oluyor demektir. Bunun sebebi açlık, hazım­sızlık, yorgunluk veya sinir gerilmesi gibi nedenler olabilir. Onun ağlamasını duyduğunuz zaman hissettiğiniz huzursuzluk, bebeği teselli et­meniz gerektiği düşüncesi sizin karakterinizin de bir parçası­dır. Kucağa alınmak, sallanmak veya dolaştırılmak belki de onun ihtiyaç duyduğu şeydir. Bebeği şımartmak yavaş yavaş olur. Bir anne mantığını kullanmaktan korktuğu veya esir ol­mak istediği zaman bebeğinin bir esir tüccarı olması için ona cesaret verir.

Herkes çocuğunun sağlam huyları olmasını ve kendisiyle huzurlu bir hayat sürmeyi ister. Fakat her çocuk da uygun saatlerde karnının doyurulmasını ister. Daha sonra da sofra adabı öğrenir. Bağırsakları (Bu hareket çok zor olmazsa) kendi sağlıklı ayarlamasına göre işler. Bu düzgün olur veya olmayabilir; o daha büyüyüp akıllanınca bağırsakları çalıştırması için nereye oturacağını gösterirsiniz. O kendi ihtiyaçlarına gö­re kendi uyku plânını ayarlayacaktır. Bütün bu alışkanlıklarda bebek bir süre sonra, sizin küçük bir yol göstermenizle aile usullerine de uyacaktır. AndersonAldrich ve Mary M. Aldrich’in yazmış olduğu ‘Bebekler insandır’ adlı kitabı okuyun.

Bebeğinizi olduğu gibi sevin, kendisi en iyi şekilde büyüyecektir.

Her bebeğin özellikleri ve gelişimi diğerlerinden farklıdır

Aynı şekilde her bebeğin gelişme tarzı da farklıdır. Bir bebeğin genel vücut kuvveti ve koordinasyonu çabuk gelişebilir ve o erkenden oturur, ayağa kalkar, yürür. Yani bir çeşit bebek atlet olur. Ama buna karşılık o parmak­larını dikkatli ve becerikli kullanamaz ya da iyi konuşamaz. Hatta dönebilen, ayağa kalkan ve sürünebilen bir bebek yürü­meyi öğrenmekte geç kalabilir. Fiziksel hareketleri bakımından çok ilerlemiş bir bebek diş çıkartmakta çok geç kalabilir. Ya­hut bunun büsbütün aksi olur, ileride okul görevlerinde başa­rı gösteren bir çocuk bebekken çok zor konuşmuş, anne ve ba­bası bir süre onun gelişim problemi olacağından korkmuş olabilirler. Ya da normal zekâsı olan bir çocuk çok erken çağda konuşmaya başlamış olabilir.

Ben, gelişme dereceleri birbirine uymayan çocuklardan ör­nekleri kasıtlı olarak seçtim. Böylece her kişinin ne kadar deği­şik niteliklerde ve gelişme özelliklerinden meydana geldiği hak­kında size bir fikir vermek istedim.

Bir bebek kalın kemikli, adeta, dört köşe ve tombul doğa­bilir. Buna karşılık bir diğeri ince kemikli ve zayıftır. Bir be­bek sadece etten meydana gelmiş gibi doğabilir. O bir hastalık sırasında kilo kaybederse hastalık geçer geçmez kendisini yeniden toparlar. Onun bu dünyada karşılaştığı sıkıntılar hiçbir zaman iştahına engel olamaz. Bunun tam aksi olan bir bebek, en iyi besleyen gıdaları da alsa, hayatı çok rahat da geçse yine zayıf kalır. Çocuğunuzu olduğu gibi, benzediği şeyler için ve yaptıklarından dolayı sevin. Onda olmayan nitelikleri unutun. Bunu size hissi sebeplerden dolayı tavsiye etmiyorum. Burada çok önemli pratik bir nokta bulunmaktadır. Sırf kendisi için beğe­nilen bir çocuk, çirkin de olsa, beceriksiz de olsa, ağır da olsa, kendisine güvenerek büyüyecek ve mutlu olacaktır. O, en iyi taraflarından yararlanarak bir cesarete sahip olacaktır. Böylece karşısına çıkacak fırsatları değerlendirecektir.

Fakat ailesi tarafından tam anlamıyla kabul edilmemiş bir çocuk, daima mükemmel olmadığını hisseden bir çocuk kendine güvenmeyerek büyüyecektir. O hayata fiziksel veya kafasıyla ilgili bir kusurla başlarsa büyüyene kadar bu on misli artacak­tır.

Bebek çelimsiz değildir

Bir anne, ilk bebeği hakkında sık sık, «Onu doğru tutamazsam kendisine bir şey olacağından korkuyorum» der. Bu konuda endişelenmemelisiniz. Bebeğiniz bir hayli kuvvetlidir. Onu tutmak için birçok usul vardır. Eğer yanlışlıkla başı arkaya giderse bu çocuğa zarar vermez. Bebeğin kafasındaki yumuşaklık (bıngıldak) branda bezini andıran bir deriyle kaplıdır ve bu kolay kolay kazaya uğ­ramaz. Bebeği kısmen de olsa uygun şekilde örtmüşseniz o 3,5 kilo geldiği zamandan itibaren vücut ısısını kontrol eder mekanizma gayet mükemmel çalışmaktadır. Onun birçok mikrop­lara karşı direnci vardır. Ailenin soğuk alması halinde bu so­ğuk algınlığını en hafif olarak geçirecek olan yine bebektir. Eğer başını bir şeyin içine sokup çıkaramazsa çabalamak ve bağırmak gibi kuvvetli bir iç güdüsü vardır. Eğer ona istediği kadar besin verilmiyorsa o fazla beslenebilmek için her halde ağlayacaktır. Eğer ışık gözlerine fazla geliyorsa gözlerini kırpıştırıp sinirli hareketler yapacaktır. (Çocuğunuzun resmini çekmek için flâş kullanabilirsiniz. Bu onun zıplamasına sebep olur ama zarar vermez.) Bebek ne kadar uykuya ihtiyacı ol­duğunu bilir ve uyur. Dünyayı hiç bilmeyen ve bir kelime söyleyemeyen bir varlık olmasına rağmen o kendisine iyi bakma­sını bilir.

Yeni doğmuş bir bebek o zamana kadar başka yeni bebek görmemiş bir anne ve baba için hayal kırıklığı yaratıcı bir görünüştedir. Bebeğin cildi balmumuna benzer bir maddeyle kaplıdır. Eğer bu ciltte bırakılırsa vücut bunu ağır ağır emer ve hastanede kalış sırasında pişik olma ihtimalini azaltır. Bunun altında bebeğin cildi çok kırmızı olabilir. Yüzü şiş ve patates gibi olabilir. Hatta forsepsin bıraktığı mor ve siyah lekeler de bulunabilir. Doğum sırasında bebeğin baş biçi­mi de değişmiştir. Alnı dar, kafanın arkası uzun ve bir hayli eğridir. Zaman zaman bunlara ek olarak kafa derisinin altın­da lokal bir kanama görülebilir. Bu belirli bir şiş gibi durur ve geçmesi de haftalar alır. Doğumdan bir, iki gün sonra hafif bir sarılık da olabilir. Bu bir hafta kadar belirli olarak kalır. (İlk gün görülen sarılık, veya çok belirli bir sarılık, yahut bir haftadan fazla süren bir sarılık doktora haber verilmelidir.)

Bebeğin vücudu incecik tüylerle kaplıdır. Bu tüy genellik­le bir hafta içinde dökülür. Daha sonraki bir iki hafta deri­nin kuruyup soyulması görülebilir. Bu deriler de dökülür. Ba­zı bebeklerin doğdukları zaman kafalarında simsiyah saçları vardır. Hatta bu alnın epey aşağısına kadar da inebilir. İlk saç ne cins veya renk olursa olsun kısa süre sonra dökülür. Bir süre sonra bunun yerine çıkacak olan saç belki de ilk saçtan bütünüyle değişik olacaktır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunu gir!
Lütfen adınızı girin